Ders: THUS 1024 İklim Değişikliği Koşulları Altında Su Kaynaklarının Sürdürülebilir ve Entegre Yönetimi

Bitki yaprakları tarafından kesilen yağış, nihayetinde yere düşmek yerine atmosfere geri buharlaşır. Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır. Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Su, bütün canlıları yaşamları boyunca hem kendisine bağlayan hem de onların yaşamlarını doğrudan etkileyen vazgeçilmez bir kaynaktır. Su sadece insan için biyolojik bir gereksinim değil, aynı zamanda ekonomik, toplumsal, kültürel yaşamın da bizzat kendisidir. Ancak yaşamsal öneme sahip olan bu kaynak, ne yazık ki yeryüzünde sınırlı miktarda bulunmaktadır. Buna karşın artan dünya nüfusu ve ekonomik gelişmeler, bir yandan suya olan talebi artırmakta diğer yandan sınır değerlere yaklaşmış görünen su rezervlerini tehdit etmektedir. Bugün mevcut su kaynakları, artan nüfus, küresel ısınma, tarım, sanayileşme ve kentleşme gibi unsurların tehdidi altındadır.

Böylece fazla tüketime sahip olan alanlarda iyileştirme çalışmaları yürütülerek, kurumsal su ayak izi ile karbon ayak izinin azaltılması hedefleniyor. Bu yenilikçi politikalar, iklim krizine karşı su yönetiminde sürdürülebilir bir yaklaşım geliştirilmesine katkıda bulunur. Bu uygulamalar, iklim krizinin getirdiği zorluklara karşı yerel yönetimlerin uyum sağlamasına ve gelecekte su kaynaklarını koruyarak daha dirençli toplumlar oluşturmalarına destek sağlar. Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Suyun sürdürülebilir kullanımı tartışılarak, su yönetimineyönelik öneriler verilmiştir. Türkiye’nin yüzde 22,5’i yüksek çölleşme, yüzde 50,9’unun ise orta düzeyde çölleşme hassasiyetine sahip . “Ekolojik olarak hassas olan alanlarımızda bitki örtüsünün tahribiyle tabii dengenin bozulması, toprak ve ana materyalin aşınmasına yol açmaktadır.

Ülkemizde tabii çöl yok ancak coğrafi konum, iklim, topografya ve toprak şartları göz önüne alındığında  arazi tahribatına ve kuraklığa karşı hassasiyeti yüksek bir ülkeyiz. Su yönetimi, ihtiyaç ve talepleri dikkate alarak, kaynakların optimum yararlı kullanımlarını sağlayacak ve kaynaklara olan olumsuz etkileri kontrol altına alacak politika geliştirme, planlama, izleme, denetim, yaptırım ve iyileştirme faaliyetlerinin bütünüdür. Ana muhalefetteki Demokrat Parti ve 5 küçük muhalefet partisinin, sıkıyönetim ilanının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle Yoon’un azli için meclise sunduğu önerge, 7 Aralık’ta yapılan oylamada nitelikli çoğunluğa ulaşılamadığı için reddedilmişti. Bir rezervuarın hidrolojik döngü içerisinde kalma süresi, su kütlesinin kendi suyunu yenileme süresi, bir su molekülünün bu rezervuarda geçireceği ortalama süredir (bitişik tabloya bakınız). Suyun atmosferde dolaşımı.[9] Adveksiyon olmadan, okyanuslar üzerinde buharlaşan su karada çökelemez. Karşıyaka Belediyesi, geçen yaz Yamanlar Dağı’nda meydana gelen orman yangınının binlerce ağaca zarar vermesi nedeniyle baş gösteren sel ve taşkın risklerine karşı, Slovakya’dan uzmanların katılımıyla panel düzenledi.

WATER MANAGEMENT AND WOOD SUSTAINABILITY

Elimizdeki bu değerin kıymetini maalesef tam olarak bilmiyor ve yeterince koruyamıyoruz. Türkiye, kara sınırlarının yaklaşık dörtte biri sınıroluşturan nehirler tarafından oluşturulan ve su potansiyelinin %35’i sınıraşan su havzalarından kaynaklanan Jeopolitik öneme sahip bir ülkedir. Türkiye’nin tüm komşu ülkelerle sınıraşan veya sınıroluşturan bir nehir ilişkisi de mevcuttur. Ayrıca Türkiye sınıraşan su havzaların bir çoğunda kaynak ülke konumundadır.

Alanya çevre sorunlarına dair oluşturulan konu başlıkları, görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde tüm yönleriyle ele alınırken, belirlenen çevre sorunları hem teknik hem de sosyolojik etkileri açısından değerlendirildi. İklimi, topoğrafyası, toprak özellikleri ve sosyo-ekonomik şartlarına paralel olarak da orman, mera ve tarım alanlarında ciddi bir erozyon sorunu yaşanmaktadır. “Türkiye topraklarının toplam alanının yüzde 46’sı yüzde 40’tan fazla eğime, yüzde 62,5’ten fazlası da yüzde 15’in üzerinde eğime sahiptir.

  • Projelerimizde yağmur hendekleri, taşkın parkları planlıyoruz ancak biliyoruz ki bu sadece bir başlangıç.
  • Bazı yeraltı suları kara yüzeyinde açıklıklar bulur ve tatlı su kaynakları olarak ortaya çıkar.
  • Geçtiğimiz Ağustos ayında Yamanlar Dağı’nda meydana gelen ve yüzlerce hektarlık alan ile binlerce ağacın alevlere teslim olduğu orman yangınının ardından ortaya çıkan sel ve taşkın risklerine çözüm aramak için harekete geçen Karşıyaka Belediyesi, konuyu bilimsel yaklaşım ile mercek altına aldı.
  • Su krizi yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, sosyal ve ekonomik bir kriz olarak da karşımıza çıkıyor.
  • BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.
  • Bu nedenlerle toprak kaynakları üzerinde sessiz bir felaket olan; çölleşme, arazi tahribatı ve kuraklıkla etkin mücadele etmek tüm dünyanın en önemli görevlerinden biri olmuştur.
  • Yazımızda su yönetimi, sürdürülebilir işletmeler, dünyada su krizi ve çimento sektörü özelinde su yönetimine dair bilgilere ulaşabilirsiniz.
  • Çölleşme ve Kuraklık dünyada 169 ülkeyi ,yaklaşık 1,5 milyar insanı ve dünya kara alanlarının yaklaşık %25’ini etkilemektedir.
  • ⁣Organik‍ gübreler, bitkilerin⁣ ihtiyaç duyduğu‌ besin maddelerini doğal bir şekilde sağlar ⁢ve toprağın​ yapısını iyileştirir.
  • İnsan hayatı ve ekosistemin canlılığının kaynağı olan suyun sürdürülebilir yönetimi, küresel su krizinin önüne geçilmesinde önemli bir unsurdur.

Yüzen kara kütlesi

Çok türlü ekosistem uygulamaları, ⁢farklı bitki türlerinin bir arada yetiştirilmesini ve ​böylece hem doğal zararlılarla‍ mücadelenin ​sağlanmasını hem de toprak kalitesinin iyileştirilmesini sağlar. Örneğin, bitki rotasyonu ve karma ‌ekim yöntemleri, ‌toprağın besin maddelerini korur ve biyolojik çeşitliliği destekler. Ayrıca,​ böcek ‌otellerinin ve ‌kuş yuvalarının arazilere yerleştirilmesi, doğal zararlı ‌kontrolüne yardımcı olur. “Çölleşme ve kuraklık dünyada 169 ülkeyi, yaklaşık 1,5 milyar insanı ve dünya kara alanlarının yaklaşık yüzde 25’ini etkilemektedir. YÖK AKADEMİK İstatistikleri Sınıraşan Su Politikaları ile ilgili 6 farklı anabilim dalında son 20 yılda sadece 37 Yüksek Lisans ,7 Doktora tez çalışması yapıldığını ortaya koymaktadır. Bu süre içinde sadece 19 uluslararası bildiri ve 25 uluslararası makale yayınlanmıştır.

İnsan kaynaklı faaliyetler sonucu ortaya çıkan atık suların %80ʼi arıtılmadan nehir ve denizlere akıtılıyor. Her gün yaklaşık 1,8 milyar insan temiz olmayan suları tüketiyor ve 2,4 milyar insan temel sıhhi koşullardan mahrum yaşıyor. Bunların yanı sıra su krizi toplumdaki sosyal eşitlik sorunlarını da gözler önüne seriyor.

Geliştirilen izleme sistemi ile belediye, 2025 yılı için yüzde 30 tasarruf hedefi belirledi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal, “15 Ağustos’ta Yamanlar Dağı’nda büyük bir yangın meydana geldi. Bu yangın, Karşıyaka’nın en önemli doğal alanlarından birini tahrip etti ve bize doğa ile kentlerin birlikte varlığının önemini bir kez daha hatırlattı.

ALANYA Belediyesi sürdürülebilir çevre çalışmalarına hız vermek amacıyla kentin çevre politikalarının oluşturulması için odak gruplar ile bir araya gelinmesi, çevre sorunlarının bütüncül olarak tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi için bir dizi arama konferansı ve çalıştay planladı. Söz konusu akademik çalışmaların raporlanması ve modere edilmesi sürecinde Alanya Üniversitesi ile akademik iş birliği yapılması kararı alındı. Panelin ‘Yerel Organizasyon Sunumları’ başlıklı oturumunda İZSU Kanalizasyon Daire Başkanı Ferit Çağlar taşkın yönetimi, Ege Orman Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Yasemen Bilgili ise orman yangınlarının erozyon ve sel üzerindeki etkileri konularında sunum gerçekleştirdi. Birçok araştırmada tarım yapılabilir 50 cm’lik bir toprağın oluşma sürecinin yaklaşık 20 Bin yılı bulduğu söyleniyor.

Artık dünyanın su kaynaklarını yönetme ve milyarlarca insana su ve sanitasyon hizmetleri sunma şeklini değiştirmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Dünyadaki tüm ülkeleri sosyal, ekonomik ve çevresel olarak etkilediği için bu küresel krizin aşılması adına acilen harekete geçilmesi gerekiyor. (İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim krizinin de tehdit ettiği su kaynaklarının verimli kullanılması için Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı kapsamında çalışmalarını hızlandırdı. Yıllık yaklaşık 6 milyon metreküp su kullanan Büyükşehir Belediyesi, kurumsal su ayak izi ile karbon ayak izini azaltmak amacıyla Su ve Enerji Yönetimi Şefliği kurdu.

  • Devlet Başkanı Yoon, 3 Aralık gecesi televizyonda yaptığı konuşmada, “muhalefetin devlet karşıtı aktivitelere karıştığı” gerekçesiyle sıkıyönetim ilan etmiş ancak parlamentonun, yaptığı oylamada kararı kaldırması ve ardından bunun Bakanlar Kurulunda onaylanmasıyla geri adım atmıştı.
  • Eskiden her yerde olduğu gibi bu su, yağmur olarak toprağa düşüyordu, bitkilere can veriyordu ve buharlaşıyordu.
  • Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı kapsamında çalışmalarına hız kazandıran Büyükşehir Belediyesi; İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’na bağlı İklim Değişikliği ve Temiz Enerji Müdürlüğü bünyesinde Su ve Enerji Yönetimi Şefliği kurdu.
  • “Ekolojik olarak hassas olan alanlarımızda bitki örtüsünün tahribiyle tabii dengenin bozulması, toprak ve ana materyalin aşınmasına yol açmaktadır.
  • Uzman ekibimiz ve özelleştirilmiş çözümlerimiz ile sizin de ⁢daha verimli ve⁢ çevre dostu tarımsal ​faaliyetlerde bulunmanızı‌ sağlıyoruz.
  • Atmosferik sirkülasyon, su buharını dünya etrafında hareket ettirir; bulut parçacıkları çökelme olarak büyür ve üst atmosfer tabakalarından düşer.
  • Sürdürülebilir işletmeler ve bu yolda adım atanlar, daha önceki İklim Değişikliği Nedir?
  • Su kaynakları yönetimi, su tahsisinin karşı karşıya olduğu mevcut ve gelecekteki sorunlara çözüm bulmaya çalışmaktadır.
  • Böylece insan onuruna yakışır iş imkânlarının artmasına ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlanır.
  • Su döngüsü, yağış, buharlaşma (Evapotranspirasyon), yer üstü ve yer altı akışları olmak üzere üç temel aşamayı içerir.
  • Yere çıkan akıntı ve su (yeraltı suyu) göllerde tatlı su olarak depolanabilir.

BİTKİ SAĞLIĞI

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hamle Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. https://irfanbereketi.com/ Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hamle Gazetesi değil haberi geçen ajanstır. Alanında uzman bilim adamları tarafından bu konular hakkında detaylı sunumlar gerçekleştirildi. Toplantının ardından görüş ve değerlendirmeler yapılırken MUSKİ Genel Müdürlü ile İZSU Genel Müdürlüğü arasında‘Su Kardeşliği’ Protokolü imzalandı. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde ‘Kaynaktan Musluğa Su Yönetimi’ konulu program düzenlendi.

Yeraltı suyunun tarihlendirilmesinde popülerlik kazanan ikamet sürelerini tahmin etmenin alternatif bir yöntemi izotopik tekniklerin kullanılmasıdır. Akarken, su toprağa sızabilir, havaya buharlaşabilir, göllerde veya rezervuarlarda depolanabilir veya tarımsal veya diğer insan kullanımları için ekstrakte edilebilir. Yoğunluktaki önemli fark nedeniyle, kaldırma kuvveti nemli havayı daha yükseğe çıkarır. İrtifa arttıkça hava basıncı düşer ve sıcaklık düşer (bkz. Gaz yasaları).